5 Haziran 2009 Cuma

AKIL IN… VE ÇEVRE NİN TEMİZLİĞİ

AKIL IN… VE ÇEVRE NİN TEMİZLİĞİ

İnsan ruh ve bedenden meydana gelir. İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özellik; düşünmesi, akıl ve iradesi ile hareket etmesidir. Doğru düşünen, akıl ve iradesini güzel kullanan insanın davranışları da doğru ve güzel olur. Akıl temizliğinin ilk şartı, düşünceyi temiz tutmaktır. İnsan zararlı ve kötü düşüncelerden uzak kaldığı sürece, davranışlarına hakim olur. Çünkü, bütün hareketlerin önce düşünce safhası vardır. İyi veya kötü her davranış önce zihinde tasarlanır ve planlanır daha sonra uygulanır. Bu yüzden zihni güzel duygularla dolu olan insanın, ahlakı da güzelleşir. Ruhumuzu güzelleştirmek için çok okumalı ve bilgili bir kişi olmalıyız. Bilgi, insanın akıl ve iradesini güçlendirir. Kötü huy ve davranışların zararlarını ortaya koyar. Bilgili insanlar, iyi huyların kıymetini ve insanlar için yararlarını bilirler. Doğru ve yanlışı birbirinden ayırırken zorluk çekmezler. Kötülüklerden uzak kalmak için, insanın kendisini ikna etmesi gerekir. Bir hareketin kötülüğüne ve zararına inanan bir insan ondan daha iyi uzaklaşır. Akıl ve mantık, bilgi ve görgü ile beslenir. Manevi güzelliğin akıl temizliğinin göstergesi, güzel ahlaktır. En güzel ahlak kuralları ise İslam dini tarafından belirlenmiştir. Maneviyat ve akıl temizliğinin simgesi Güzel ahlakıyla Sevgili Peygamberimizdir. İslam'a gönül verenler, Onu örnek alır, Onun güzel huylarını benimser ve kalbini, ruhunu aklını temiz tutar. Müslümanlar olarak bizlerin amacımız ve gayretimiz de böyle olmalıdır
Yüce Allah, çevreyi insanın hizmetine vermiştir Öyle ise insan, kendisine hizmet eden caddelerin, sokakların, parkların, ormanların, akarsuların, göllerin, denizlerin, kısacası doğal çevrenin temiz tutulması ve korunmasıyla ilgilenmelidir Çünkü, insan olmadan çevre ve diğer canlılar rahatlıkla varlıklarını sürdürebilirler Fakat, çevre olmadan insanın varlığını sürdürmesi mümkün olmayabilir Kur’an’da iç ve dış temizliği yönünden arınanların Allah tarafından sevildiği bilinmeli ve böylece temizliğe devam edilmesi gerektiğini Ayetin öğretisiyle,“Şüphesiz Allah tövbe edenleri sever, temizlenenleri de sever" 1 devam etmeli
Hz Peygamber de çevreyle ve onun korunmasıyla ilgilenmiştir O’nun, insanın yakın ve uzak çevresini temiz ve sağlıklı tutması, korumasıyla ilgili fiilen yaptığı ve sözle ifade ettiği pek çok şey vardır Peygamberimiz (a s ),“Temizlik, îmanın yarısıdır” 2 anlamındaki hadisinde beden, elbise, mekan ve gıda temizliğini kastetmiş, temizliğe önem vermeyen kişilerin adeta imanının yarım olacağını vurgulamıştır
“Ümmetimin iyi ve kötü bü­tün amelleri bana arz edilip gösterildi İyi amelleri a­ra­sında, yoldan atılmış olan “eza”yı gördüm Kötü amelleri arasında ise yere gömülmemiş tükürük de var­­dı”3 Bu hadiste Hz Peygamber, çevre temizliği ya da çevrenin kirletilmesi konusunda en ufak bir ayrıntının bile iyilik ya da kötülük olarak hesap gününde karşımıza çıkacağına vurgu yapmaktadır Çoğu zaman, bir çikolatanın ambalajını, sigaranın izmaritini, çekirdek kabuğunu ya da kendimize göre önemsiz saydığımız bir şeyi yollara atıveririz Bundan hesaba çekileceğimiz aklımıza bile gelmez Ancak, bu davranış, bizce ufak bir hareket olsa da, onun içinde, dar anlamda kul hakkına, geniş anlamda da kamu hakkına varan bir sorumsuzluk ve duyarsızlık örneği yatmaktadır Öte yandan sokakta ufak bir çöp atığı gördüğü zaman üzülen, gücü nispetinde onları temizlemeye çalışan insanlar da vardır Her iki insan tipini göz önüne aldığımız zaman, olgun bir insanla sorumsuz davranan bir insan arasındaki farkı anlamış oluruz Peygamber Efendimizden gelen bir rivayet şöyledir: “Lânet edilen iki şeyden sakının!" buyurdular Ashab, “Lanet edilen iki şey ne­­dir?” diye sordular Hz Peygamber de, “İnsan­la­rın yo­­lu ve gölgelendikleri yeri hela olarak kul­lan­mak­tır” 4 buyurdu Günümüzde, insanların dinlenme ve piknik yeri olarak kullandıkları yeşil alan, ormanlık, ağaçlık veya park yerlerine, yiyecek ve piknik atıklarını bıraktıklarını ve bazı yerleri de tuvalet gibi kullanarak kirlettiklerini görünce; Hz Peygamber’in asırlar önce yaptığı bu uyarının ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz Dinimize göre; insanların çevreyi temiz tutmaları Peygamber Efendimizin ifadesiyle sadaka vermeye denk tutulmuştur Nitekim Hz Peygamber bir hadisinde, (İnsanlara) eziyet verici bir şeyi yoldan kaldırman sadakadır ”5 buyurmuştur Bu hadiste yapılması istenen “eziyet veren şeylerin giderilmesi” ifadesinin kapsamı gayet geniştir Yoldaki bir dikenden, evdeki bacadan çıkan kirlere; hayvan gübrelerinden atılan her türlü çöpe; arabanın eksozundan gürültüsüne; bağırarak konuşmadan kavgaya; kötü görünümlü olmadan edebe aykırı giyime kadar, maddi ve manevi hoşa gitmeyen rahatsız eden her şeyi kapsamaktadır Kültürümüzdeki “Arslan yattığı yerden belli olur” şeklindeki atasözümüz, çevre temizliğine verilen önemi göstermektedir Bu atasözünü geniş anlamda ele alırsak, bütün yer yüzü ve çevre insanlar için bir yataktır İnsan toplumsal bir varlık olduğuna göre, kendi yatağını koruduğu gibi, toplumun yatağını, yani çevreyi de kirletmemesi ve koruması gerekir Çevrenin temiz tutulmasının amacı, yer yüzündeki canlıların hayatlarını sağlıklı bir şekilde sürdürmelerini sağlamaktır Zira bir insanın ya da canlının kendisine yüklenen görevleri sağlıksız bir ortamda yerine getirmeleri mümkün değildir Peygamberimiz çevre temizliğine gereken önemi vermiş, Müslümanlar da her zaman bu emir ve tavsiyelere uymaya özen göstermişlerdir. Çevreyi ve su kaynaklarını kirletmeme hakkındaki hadis-i şerifleri hatırlayalım: "Sizden biriniz sakın su içine idrar yapmasın. Belki o sudan sonra abdest alması veya gusletmesi icap eder. Yine sizden biriniz cünup olduğu zaman durgun suyun içine girerek yıkanmasın. O sudan bir kap ile alarak dışarıda yıkansın." "İşlek yol üzerinde konaklamayınız (oturmayınız, yatıp kalkmayınız). Yol üzerinde abdest bozmayınız." Efendimiz (sas); "Sakın lânete uğrayanlardan olmayınız," buyurunca, sahabeler, 'Bunlar kimlerdir?' diye sordular. Peygamberimiz de, "Herkesin gelip geçtiği yollara, gölgeliklere, su kenarlarına ve ağaçların altına abdest bozup kirletenlerdir." diye cevap verdi. Peygamber Efendimiz (sas)'in bu konferanstan 1340 yıl önce, temiz içme suyu temin edilmesini teşvik eden sözlerine bakalım: "Yedi şeyin ecir ve sevabı kişiye ölümünden sonra da ulaşır, defteri kapanmaz, sevap yazılmaya devam eder: İlim öğretmek, su getirmek, kuyu kazdırmak, kitap vakfetmek, ölümünden sonra kendisine arkasından dua edecek hayırlı çocuk yetiştirmek..." Peygamberimiz insanlara temiz su sağlamanın sadece dünyada değil, ahirette de büyük faydalar sağlayacağını, açık bir şekilde dile getirmiştir.şu dizeler yazımızı sonlandıralım.

TEMİZLİK
Ağaçlara bakın, nasıl temizdir,Ya çiçekler, temizlikten titreşir;Güneş tüylü kuşlar nasıl parıldarTemizlikle; çocuk gibi yıldızlarNasıl temiz temiz mavi göklerdenBakışırlar; bulut dağdan geçerken,Dalga yerden yükselirken nasıl birTemiz yüzlü elmas çiçek gibidir.Hayvanları seyrediniz : HepsininTemizliktin en büyük işi, bilin..Kedi, köpek yalanarak temizlerVücudunu; hele bütün annelerYavruları dilleriyle yalarlar;Kaplan bile yavru kaplanı yıkar.Koca manda su gördü mü atılır,Dalgaların sürüsüne katılır,Saatlerce yüze yüze yıkanır;Temiz olmak bir vazife, bir haktır!Yaşamak mı istiyorsun, temizlen,Güzel çocuk, sakın kirli olma sen!Geri kalma ottan, kuştan, hayvandan,Sonra kimse sevmez seni, afacan..Dinimizce, "İmandandır nezafet!"Çocukları temiz olan bir millet,Her milletin hürmetini kazanır.Temiz olmak bir vazife, bir haktır,Temiz olun kuşlar, güller gibi siz!Melek olan temizliği çok sever,Kalbinize benzemeli çehreniz,Yoksa öpmez sizi cici anneler! 6
Selam ve dua ile
Gençağa EREN
1(Bakara, 2/222)
[2] Müslim,Tahare, 1, I, 203
[3] Müslim, Mesâcid, 57, I, 390
[4] Müslim, Tahare, 68, I, 226
[5] Müslim, Zekât, 56, I, 699
[6] Ali Ekrem BOLAYIR Dr Abdullah Manaz makalesi
Yaralanılan kaynaklar: :
Necmettin Çepel, Doğa Çevre Ekoloji ve İnsanlığın Ekoloji Sorunları, s 38 Altın Kitaplar Yayınevi, İstanbul, 1992
Ruşen Keleş, Can Hamamcı, Çevrebilim, s 28 İmge Kitabevi Yayınları, Ankara 2002